BİZE RAĞMEN BİZSİZ ASLA
TÜRKİYE GÖRME ENGELLİLER DERNEĞİ BAŞKANI: FATİH KARADAYI
Görme engelli bireylerin renkleri ve kavramları nasıl algıladıkları, günlük rutinlerinde bu kavramları çalışmalarının içerisinde nasıl kullandıkları ile ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.


Kendinizi ve Kurumunuzu
Tanıtır mısınız?
1979 İstanbul doğumluyum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Eşimde görme engelli. Çocuklarımız görme engelli değiller.
İlkokulu Kilyos Veysel Vardal Engelliler okulunda okudum. Ortaokul ve liseyi kaynaştırılmış eğitimde okudum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü, İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklam Bölümünün yanı sıra Adalet bölümünü okudum.
2021 yılının Eylül ayından bu yana gönüllü olarak Türkiye Görme Engelliler Derneğinde Genel Başkanlık yapıyorum. Ayrıca Kara Kuvvetlerine bağlı Selimiye Astsubay ordu evinde devlet memuru olarak görev yapıyorum.
Görme Engelliler Derneği hak temelli mücadele eden bir kurum. “Bize rağmen bizsiz asla” derneğimizin temel ilkesi. Bizler engellilerle ilgili bir proje yapılacaksa bir eğitim verilecek ise bizlere yani engelli yaşayan bireylere sorulması gerektiğini çözüm için bizlerden destek alınarak ilerlenebileceğini savunuyoruz. Diğer derneklerden en büyük farkımız burs veya kurs vermenin yanında engelli bireyin toplumda ayrımcı bir uygulama ile karşılaştığında bu problemi nasıl yeneceği konusunda ona yol göstermek olarak tanımlıyoruz.
Görme engelli üniversite öğrencilerine karşılıksız burs veriyoruz. Ayrıca Bilgisayar ve masörlük kurslarımız var ve öğrenciler talep eder, yeterli çoğunluk sağlanırsa farklı branşlardan kurslarda açıyoruz.
‘Masallara Dokunun’ diye çok anlamlı bir projemiz var. Bugüne kadar ülkemizin birçok ilinde bulunan okullara Braille baskılı Alice Harikalar Diyarında ve Ömer Seyfettin’in Kaşağı kitabının da aralarında bulunduğu 113 farklı eserden 2 nüsha kitap gönderdik. Kitaplar tamamen bizim matbaamızda basılıyor, ciltleniyor ve görme engelli okurlara gönderiliyor. Hedefimiz kitapları bütün Görme Engelli Okullarına ulaştırdıktan sonra Görme Engelli velilere yönelik çalışma başlatmak.
Bunların dışında piknik, bayramlaşma, özel gün ve haftaların değerlendirilmesini kapsayan organizasyonlarımız olmaktadır.
Eğitim ve Sosyal Hayatlarınızdaki Sıkıntılardan Söz Eder misiniz?
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile engelliler akıllı telefon ve bilgisayarla bilgiye daha kolay ulaşabiliyor. Biz görme engellilerde en büyük problem Braille baskılı ders kitapları ve Braille baskılı şiir, roman, hikaye kitaplarına ulaşmak. Aslında alfabeyi bilgisayara, telefona entegre eden uygulamalar var. Ancak en ucuzu 1000 dolardan başlıyor. Bununla beraber eskiye nazaren daha iyi durumdayız. Ekran okuyucu veya sesli okuyan programlarla en azından dinleyebiliyoruz. En önemlisi verilere anında ulaşabiliyoruz. Mesela biz şöyle yapıyorduk; Heja hanım bana hukuka giriş dersini okur musunuz? Artık kaç gün içinde okuyacağınız sizin müsaitlik durumunuza göre değişiyordu.
Toplumun engelli bireylerle ilgili genel problemi genelleme yapmak. Örnek üzerinden açıklayacak olursam çevrelerindeki engelli bireyin kıyafeti nasılsa bütün engelli bireylerin kıyafeti öyleymiş gibi düşünüyoruz. Engelli bireylerin tümü çalışkan, tembel değillerdir. Tıpkı herhangi bir engeli bulunmayan bireylerde olduğu gibi engelli bireylerde de çalışkan, tembel veyahut şişman, zayıf, zeki bireyler vardır.
Bizler yardımsever bir milletiz bu anlamda çok şanslıyız. Ancak engelli bir bireye nasıl yardım edileceği konusunda bilgi eksiklerimiz var. Toplumun bu konuda bilgilendirilmesi gerekir.
Renkleri Nasıl
Tanımlıyorsunuz?
Görme engellilerin hayatında aslında karanlık-aydınlık diye bir kavram yoktur. Mesela karanlıkta diyalog diye bir çalışma var bizler bu çalışmayı doğru bulmuyoruz. Çünkü görme engelli bireyler karanlıkta diyalog da ki problemleri yaşamıyor. Bizler karşıdan karşıya geçerken o problemleri yaşıyoruz.
Doğuştan engelli bireyler için yeşil, mavi, turuncu diye tarif edebileceğimiz renkler aslında yok. Mesela kırmızı bizim için kan rengidir veyahut yeşil çimen, yaprak rengidir. Renkleri bu şekilde benzetmeler yaparak ezberleyerek tanımlayabiliyoruz. Mesela siz yemediğiniz bir yemeğin tadını benzetmeler yaparak anlatmaya çalışırsınız. İşte elmaya benziyordu diye tarif edersiniz. Bizlerde kan kırmızısı diyoruz.
Renklerle ilgili kılık kıyafet anlamında eğitimler alıyoruz. Beyaz gömleğin üzerine siyah yada beyazla uyum sağlayacak tonda bir kravat takılacağını, grinin üzerine ona yakın farklı renkler kombine edildiğinde uyumlu olacağını ezberliyoruz.
Bir Davete Katılacağınızı Düşünelim Nasıl Bir Yol İzlersiniz?
Aslında bu konuyu eşime sormalısınız. Bu konuda kendisi bana yardımcı oluyor. Öncelikle engelli bir birey olduğunuzu kabul ettiğiniz andan itibaren farklı çözümler bulmaya başlıyorsunuz. “Evet ben engelliyim, fakat engelli olmam bunu başarmama engel değil” dediğiniz andan itibaren aslında başarmış oluyorsunuz.
Satranç öğrenmek istediğinizi varsayalım. Satranç ta 32 siyah 32 beyaz taş olmak üzere 64 kareden oluşan bir tablo bulunur. Engelli birey satranç oynamak istediğinde beyaz kareleri düz, siyah kareleri de ondan 1 milim yüksek olacak şekilde metal, ahşap veya plastik şekilde konumlandırıyor. Böylece siyah veya beyaz kareleri ayırt edebiliyor. Daha sonra taşları ayırt etmek için örneğin siyah taşların üstüne bir raptiye başlığı takıp anlayabiliyor. Son olarak taşlara dokunarak şekillerinden vezir mi, şah mı olduğunu ayırt edebiliyor.
Özetle eğer görme engelli birey ben satranç oynayabilirim fikrini benimsemişse başarıyor.
Aynı şekilde kıyafetler içinde geçerli. Gömleğin kumaşının doku hissi, düğmelerin şekli ve büyüklüğü size bir kere anlatıldıktan sonra öğreniyorsunuz. Bir dahaki sefere dokunduğunuzda anlayabiliyorsunuz.

